DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Şükran Kamkia Gökpınar
Şükran Kamkia Gökpınar
Giriş Tarihi : 26-05-2020 12:37

GÜN BU GÜNDÜR

On sekiz yıllık AKP iktidarında gelinen vahim tabloda

Cezaevlerine hapsedilmiş gazeteciler,

Cumhurbaşkanına sade hakaret değil eleştiri getiren herkes ya mahkeme koridorlarında yada cezaevlerinde hapis,

Cumhurbaşkanı kimi hedef alıyor olsa suçlu veya suçsuz demeden derdest edilip içeri alınmakta en yakin zamanda yaşanılan örnek, Adana kaymakam korumasının tartakladığı gencin başına gelenleri gördük yaşadık.

Gözaltılar, ifadeler, mahkemeler devam ede dursun, diğer yanda ayrıştırılmış halkın ekonomik sıkıntıları işsizliği işi olanların ise emeğine karşılık verilen ücretin yetersiz ve azlığı sonucunda

Kiralarının yanı sıra doğalgaz elektrik su faturalarını ödemekte bile zora düştüğü

Neredeyse yarısından çoğunun bankalara kredi borçlarının olduğu,

Eğitimlisi eğitimsizi gençlerinin çoğu issiz ve borçlu,

Halkın yoksullaştıģı gelir dağılımı adaletsizliğinin uçurumunun kat be kat arttığı,

Eğitimin ise çöktüğü

Çoğu akp gençlik kollarına mensup açık lise diplomalı gençlere iş imkanı yaratmak için bekçilik geri getirilmiş üstelik geniş yetkilerle donatılmış ama yeter derecede eğitilmemiş deneyimsiz akp bekçilerinin vatandaşa şiddeti, eziyeti artarak devam ediyor.

Başınıza gelen bir tren kazasından tutunda maden kazasına ihmaller nedeniyle her ne olursa olsun ihmali olanların kayırıldığı hükümetin patrondan yana olduğu vatandaşın mağdur edildiği bir yönetim zafiyeti içindeyiz.

Kurulan yandaş vakıf ve dernekler kanalıyla halkın vergi olarak toplanan paralarının bir aileye yakınlarına ve yandaşlarına aktarıldığı,

Vergi kaçırmanın bile devletin Kızılay gibi kurumlarının eliyle yapıldığı vergi kaçırmak değil vergi kaçınmak denilerek adeta yurdum insanıyla alay edildiği bir ülke haline getirildik onsekiz yılda

Muhalefet partilerine ait belediye başkanlarının gerekçe göstermeksizin terörist denilerek görevden alındığı, muhalif belediyelerin her türlü sosyal yardımlarını vatandaşı mağdur bırakma pahasına engelleyerek baskı kurarak çalıştırılmaması,

Muhalefet ve muhaliflerin neredeyse her gün vatan haini terörist ilan edildiği hedef gösterildiği,

TV kanallarına para cezaları yağdırılarak sesinin kısıldığı,

Siyasi iradenin adeta borazanlığına soyunan diyanetin Kur-an a göre değil iktidarın menfaatlerine göre dini söylemlerle uydurduğu keyfi fetvaları,

Camilerde salâtlar ve tekbirler okunarak açıkça yapılan bidatiyle,

kuran kursları, camileri ve vakıflardaki çocuk tecavüzleri, kadına, çocuğa hayvana şiddetiyle tam bir kaos ortamına çekildik çekiliyoruz.

Sağlık konusunda ise Covid 19 dan dolayı başarılı denen sağlık bakanı ve bilim kurulu sokağa çıkma yasağında çok pasif kalarak her şeyi mecburen sarayın iradesine bıraktı

Sarayda işin ekonomi boyutu gerekçesiyle sokağa çıkma yasağı ilan ederken, tüm yasaklı zamanlar hep çalışanların iş gününden kullanıldı.

 Ulusal bayramlar ve hafta sonlarını kısıtlama icin kullandılar yani Covit 19 virüs bedeli hep emekçilere ödetildi böylesine acımasızca bir bedeli toplumun sadece emekçi kesimine yükleyerek covid19da başarı tartışılır en azından vicdanen başarı sayılamaz.

Başka ülkeler hastalığı yenmek için yükü toplumun tamamına pay etmiş uzun gibi görünen fakat kalıcı olacak bir başarı sağlama yolundadır.

Emekçiyi ezerek faşizan bir tutum yerine insani, adaletli ve demokratik mücadele yolunu seçmişlerdir.

Dış politikamız keşmekeş Suriye'de ne olup bilmekte bilenimiz neredeyse yok gibidir ardi ardına yaratılan suni gündemlerle kamuoyu gereksiz meşgul edilerek ekonomi ve benzeri mühim konular unutturulmaya vatandaş oyalanmaya çalışılmaktadır.

Covid 19 dolayısıyla Suriye'de verilen şehitlerimiz sade bir rakamdan ibaret küçük bir haber olarak geçiştirilir olmuştur.

Millet hastalık, yoksulluk, işsizlikle cebelleşip duruyor olmasının yanisira onsekizyillik iktidarların da yetiştirdikleri dini bilgisi

Namazdan öte olmayan din'i var..!

Ama

ahlak'ı yok..!

Okumayan, okuduğunu anlamayan eğitimsiz kindar nesil ve bunların hükümet yandaşı yardakçıları her geçen gün kendileri gibi düşünmeyenleri kâfir addederek boy boy silahlı, tüfekli, palalı fotoğraf ve video çekimleri ile ölüm tehditleri yağdırarak sosyal medyalarda tit olmakta her hangi bir cezai işleme tabi tutulmamaktadırlar.

Zincirinden kurtulmuş kuduz yaratıklar misali sokaklara dökülenlerini görmek, böyle giderse korkunç bir gerçekliktir ve uzak değildir.

Askerimiz savaşıyorken kararnamelerle atanan subaylar yine atanıp istifa eden ust düzey subaylar ordumuz içinde neler olup bittiğinin bilinmez sırlarıdır

İçeride ise emniyetimizi sağlama görevi olan emniyet teşkilatı mensubu polislerin kapısının önünde oturan vatandaşa nedensiz uyguladığı şiddet görüntülerinin yanisira ülkenin her yanından her köşesinden darp edilen tartaklanan eşinin gözü önünde dövülen vatandaş görüntüleri yansımaktadır.

Ülkenin tamamına korku pompalanmakta halk sindirilmek istenmektedir,

vatanin her köşesini korku dağları sarmış yoksul vatandaş aç bi ilaç, hasta, yorgun,çaresiz korkunç bir yalnızlık ve korku içindedir.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana zaman zaman darbelerle demokrasi kesintiye uğramış olsa da özgürlükler ve daha ileri bir demokrasi peşinde yılmadan daima ileriye koşan milletimiz ne yazık ki ortaçağ karanlığı benzeri bir çağa geri gönderilir olmuştur.

Artik diktanın ayak sesleri değil diktanın kendisi en faşist haliyle vücuda gelmiştir. Ülkem kirli ve karanlık dehlizler içine sürüklenip çekilmek istenir haldedir.

Hakkin unutulduğu, adaletin katledildiği, özgürlüklerin tamamının siyasal İslamcıların iki dudağı arasına terk edildiği tüm bu uyguladıkları baskı ve zulümlerle yönetilemeyeceği kesin olan ülkenin başında duramayacakları ve olamayacakları korkusu hakimdir.

Kini, öfkesi her geçen gün azgınlaşan AKP' nin ülkeyi getirdiği bu korkunç tablonun içerisinde yeniden hangi kapıyı çalıp hangi gönülle gönül köprüsünü kurma başarısını kazanma söylem ve azminin şaşkınlığını yaşıyorum.

Hukuk'un üstünlüğü değil, üstünlerin hukukunun hâkim kılındığı ülkemde, herkes için var olması,

 Olmazsa olmazı adalet ve eşitlik ilkesinin yeniden tesisi için devletin dini adaledir. Sosyolojik gerçeği ile ilerlemek ve bu azgın faşizm belasını biran önce def etmek için Kilicdaroğlunun dediği gibi demokrasiden yana olan tüm taraflar bir araya gelmelidirler...

Gün bu gündür

Sağcısı, solcusu, orta yolcusu demeden hangi görüşten olursa olsun bir olup demokrasi taraftarlarının siyasal İslamcıların faşizmine dur deme karşı durma günüdür

Aksi halde yarınlar siyasal İslamcıların yaratacakları faşist meçhullere gebedir.

Şükran Gökpınar

KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor513
  • 2Fenerbahçe511
  • 3Fatih Karagümrük58
  • 4Antalyaspor58
  • 5BB Erzurumspor47
  • 6Galatasaray57
  • 7Sivasspor47
  • 8Kasımpaşa57
  • 9Hatayspor47
  • 10Göztepe56
  • 11Konyaspor46
  • 12Kayserispor56
  • 13Çaykur Rizespor55
  • 14Trabzonspor55
  • 15Yeni Malatyaspor55
  • 16Denizlispor55
  • 17Gaziantep FK54
  • 18Beşiktaş44
  • 19Gençlerbirliği44
  • 20Başakşehir FK54
  • 21MKE Ankaragücü41
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
CHP Adapazarı örgütü İlçe Binasında bayramlaştı
E-Bülten Kayıt
BİYOGRAFİ
Kemal Kılıçdaroğlu
Kemal Kılıçdaroğlu
RÖPORTAJLAR
Kılıçdaroğlu: Erdoğan bir daha seçilemeyecek
Kılıçdaroğlu: Erdoğan bir daha seçilemeyecek
ARŞİV ARAMA