DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Kemal Koçöz
Kemal Koçöz
Giriş Tarihi : 28-10-2020 09:25
Güncelleme : 28-10-2020 09:56

29 EKİM VE CUMHURİYET

Ülkemizde kem gözler artıyorken giderek,

Baş önder Atatürk’ü iyi anlamak gerek!

   Kaderin cilvesine olup dursan da pişman;                   

   İstenmeyen bir harbe zorladı bizi düşman.!

On farklı cephelerde birden oluştu savaş;

Düşman kumpaslarını unutma ey arkadaş!

   Kimden, nerden türedi şu meçhul müzakere?

   Nasıl unutulur ki, dünkü şer Mütareke?

Şer ağla sarmalanmış aslan gibiydi ordum.!

İzmir’in işgaliyle  yasa büründü yurdum.!

   Yok edilmek istendi İstiklâli milletin;

   Vebali çok büyüktü Sevr gibi bir illetin.!

Büyük bir azim ile Ata’m gitti Samsun’a;

Tamim ve Kongrelerle ışık saldı Vatan’a..

   Manda ve himayeler kabul edilemezdi!

   Ecnebiye imtiyaz asla verilemezdi.!

Onca fetva fermanlar yanılttı halkımızı.!

Mustafa Kemal Paşa savundu hakkımızı!              

  Ya İstiklâl, Ya Ölüm! parolaydı savaşa!

  Yurtta Sulh, Cihanda Sulh! bir simgeydi barışa!

Sahip çıkılmalıdır Misak-ı Millî’mize,

Güzel yarınlar için görev var hepimize!   

   O savaş günlerinde nice yaşandı cefa;

   Şehidimiz, gazimiz bizden bekliyor vefa!

Meşalemiz ışısın, oluşmasın kara gün.!

Vatanın önemini anlama günü bu gün!

Türk’ün, tarih boyunca ilkesidir Hürriyet;

Coşkuyla haykıralım: Yaşasın CUMHURİYET! (Kemal.KOÇÖZ)

 

     -29 EKİM  VE CUMHURİYET- ulusal bir onurdur, millî bir gururdur.. Dünkü düşman işgalinden ve mezalimlerinden kurtuluşumuzun ve yeniden hürriyetimize kavuşuşumuzun ve hatta aydınlık güzel yayınlarımızın ebediliğinin teminatı destanı olan, yeniden ulusallığımıza ve ulusal tam bağımsızlığımıza kavuşmamızın ulviyetini dillendiren, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin resmen tarihe ve bütün dünyaya ilan edilişinin günü olan  -29 EKİM; Ulusallığımızın ve Ulusal Bağımsızlığımızın ebediliğini taçlandıran gündür. Bu güzel günümüz, en büyük bayram Cumhuriyet Bayramı’mız Kutlu Olsun.

   Birinci Dünya Harbi (1914-1918)  sonucu gündeme gelen Mütareke (Mondros Mütarekesi-30 Ekim 1918) bahanesiyle o emperyalist haçlı batılılarca tarih sahnesinden yok edilmek istenilen, dahili düşmanlarca ihanete uğrayan Türk ulusumuzun ecdat yadigarı ebedi yurdu bu güzel “Vatan”ımızın yüce kurtarıcısı Büyük Asker Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün önderliğiyle yeniden elde edilen hürriyetimizin, ulusal bağımsızlığımızın ve vatanı ve milletiyle bölünmez bir bütünlüğümüzün tarih boyunca ebediyen sürüp gideceğinin sönmeyen meşalesi ulviyetindeki en büyük bayramımız -29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI-; şanlı Ecdadımızın, Şehit ve Gazilerimizin emaneti bu kutsal vatanımızın ufuklarını daima aydınlatsın, Ulusallığımızın ve ulusal tam bağımsızlığımızın ebediliğine ilham olsun..

   “Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız.”(Gz.M.K.A.) diyen, “Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir.”(Gz.M.K.A.) diyerek müspet bilimin önemini belirten yüce Atatürk, bu güzel Cumhuriyet Bayramı’mız için “Bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.(Gz.M.K.A.) “Ne mutlu Türk’üm diyene!”(Gz.M.K.A.) demekteydi.. (Cumhuriyetin 10. Yıl Nutku,1933)  Emeğine ve bu güzel eseri Cumhuriyet’e minnettarız. Ruhu şad olsun.

   Cumhuriyet, Halkın, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimidir..  Büyük Atatürk’ün Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.”(Gz.M.K.A.). sözünün temeli sayılan Parlamenter Meclis sistemine dayalı bulunan “Cumhuriyet, yüksek ahlaki değere ve niteliklere dayanan bir idaredir; Cumhuriyet fazilettir.”(Gz.M.K.A.). Bunun için olsa gerek, “Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister.”(Gz.M.K.A.).  öğüdünde bulunan millî rehberimiz, ulusal önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk; “Ulusal egemenlik, milletin namusudur, haysiyetidir, şerefidir.”(Gz.M.K.A.). demişti işgale karşı direnişin gerekliliği için, vatanın ve milletin yenden hürriyetinin temini için.. Çünkü, düşman işgalinin yaygınlaştığı bir yerde Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir.(Gz.M.K.A.). İşte bunun içindir ki, “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”(Gz.M.K.A.). (22 Haziran 1919, Amasya Tamimi),  düşman mezalimine uğrayan cefakar Anadolu halkının, bu güzel Anadolu toprağının o düşman işgalinden ve mezaliminden kurtuluşunun ve hatta bu güzel Cumhuriyet’imizin, Türkiye Cumhuriyeti’mizin kuruluşunun temini için Millî Mücadele’yi başlattıydı..

Hürriyete, Cumhuriyete giden yol birçok engellerle doluydu.. Cihan İmparatorluğu Osmanlı, II. Viyana hüsranından (1683) sonra Mohaç’ta(1687), Mora’da(1699), Navarin Deniz Faciası’nda (1827), 93 Harbi’nde (hem Tuna cephesinde hem de Kafkasya’da aynı andaki 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi) ve ardından Trablusgarp (1911) hezimeti ve peşinden oluşan Balkan Savaşları (1912) ve bu savaşın ardından gelişen Birinci Dünya Savaşı yangını esnasında  büyük  yaralar alıp sarsılmıştı.!  Birinci Dünya Harbi, Osmanlı’nın .On farklı geniş bir cephede çarpışmak zorunda kaldığı büyük bir savaş idi.! (1- Kafkas Cephesi, 2- Çanakkale Cephesi, 3- Kanal Cephesi, 4- Irak Cephesi, 5- Filistin Cephesi, 6- Hicaz-Yemen Cephesi, 7- Suriye Cephesi; ve hariçte: 8-Makedonya Cephesi, 9- Galiçya Cephesi, 10- Romanya Cephesi diye bilinen) On farklı cephelerde oluşan o savaşların en çetini, “Çanakkale Geçilmez!” diye destanlaşan Çanakkale’de olduydu.! Üstün bir donanmaya, modern silahlara, çok sayıda askere sahip olan o haçlı emperyalizmin, Çanakkale’de büyük bir hüsrana uğratılmasına rağmen, kahramanlık destanlarının yazılmasına vesile olan o tarihi destan Çanakkale Zaferi ile o Çanakkale Savaşları’nı kazanmamıza, düşmanları o üstün savaş gemileriyle Çanakkale Boğazı’nın geçirtilmemesi ve böylelikle varmayı planladıkları İstanbul’a ulaşımlarının engellenilmesine, (Ve hatta, Türklüğün düşmanı o İngiliz ajanı Lawrence tarafından kandırılan o Arapların bin bir çeşit ihanetleriyle o yıl içinde tekrar İngiliz hakimiyetine geçen Irak Cephesi’ndeki Kut kenti dolayında savaşılan bir İngiliz birliğinin komutanlarıyla birlikte teslim alınarak oluşan -29 Nisan 1916’daki- o Kut’ül Amare Zaferinin oluşmasına) rağmen müttefiki olunan Almanya’nın, dört yıl süren o kanlı savaşın sonucunda oluşan o yenilgisi yüzünden Cihan İmparatorluğu Osmanlı da yenilmiş sayıldı.! Birinci Dünya Savaşı yenilgisi sonucu, Cihan İmparatorluğu Osmanlı’ya dayatılan Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) dayatmaları bahanesiyle Ecdadımızın kutsal emaneti bu güzel vatan toprağımız, düşman işgaline paylaşıma ve mezalimlere, yokluğa kıtlığa maruz  kaldı.!  Yakıp yıkan, vahşi saldırılara başlayan,  yaşlılarımızı, hamile kadınları süngüleyen, çocukları dipçikleyen, her türlü vahşiliklere, mezalimlere  yönelen o işgalci düşmanların bu güzel yurdumuzdan sökülüp atılması için ingilizin, fransızın, yunanın, ermeninin, rumun onca saldırgan güruhlarına karşı yöresel direnişler başlatıldı; o işgalci emperyalist saldırgan haçlı düşmanın mezalimlerine karşı, topla tüfekle, kazma kürekle, elde ne varsa onunla karşı koyuşlar yapıldı..

   (Ne hazindir ki, o düşmanların dahili işbirlikçileri de zaman zaman o işgalci düşmanlar gibi ve hatta onlardan daha fazla mezalimlerde de bulunduydular Kuvayı Millîyecilere, Kuvayı Millîye yandaşlarına karşı..  Ki, İstiklâl Savaşı Gazisi dedem de (Annemin babası Gazi Hüseyin ACAR) İstiklâl Harbi yılları esnasında düşman işbirlikçisi o dahili hainlerin mezalimlerine maruz kalanlardandı.!)

   “Bir memleketi işgal ve zapt etmek, o memleketin sahiplerine hâkim olmak için kâfi değildir. Bir milletin ruhu zabt olunmadıkça, o milletin azim ve iradesi kırılmadıkça, o millete hâkim olmanın imkânı yoktur.” (Gz.M.K.A.). (30 Ağustos 1924/Dumlupınar)   anlayışında olan ve bu nedenle geleceğin sağlam temelleri için (olsa gerek) Biz her şeyi geçliğe bırakacağız. Geleceğin ümidi, lşıklı çiçekleri onlardır. Bütün Ümidim Gençliktedir.”(Gz.M.K.A.). diyen Yüce Atatürk, Cehalet, yenilmesi gereken en büyük düşmandır.”(Gz.M.K.A.). diyerek halkın bilinçlenmesini, gençliğin doğru eğitilmesini, yeni neslin iyi yetiştirilmesini istemişti.. Ki,-Bilimin, medeniyetin ezeli düşmanıdır cehalet; hep de bu şer cehaletten geldiydi bu güzel yurda bunca büyük felaket.! Vaktiyle dört Kıta’ya nam salan, Üç kıtaya atının nalıyla medeniyet taşıyan, Orta Çağ Avrupa’sının karanlıktan kurtulmasına, hurafelerden arınmasına, mezhep savaşlarının son bulmasına ve medeniyet için ilme, fenne, teknolojiye yönelmesine katkılar sağlayan Türklüğün son imparatorluğu Cihan İmparatorluğu Osmanlı’nın,  zaman içinde ilimden, fenden, teknik ilerlemeden uzaklaşıp adeta hurafelerden medet umar hale gelmesi; düşmanın sinsi şer iltifatlarına aldanıp üretimden uzaklaşması ve ekonomideki gerilemesi; kapitülasyonlar ve Hıristiyan azınlıklara tanınan imtiyazlar yüzünden gelirlerin azalması, dışarıdan borç para alınması; taht kavgaları ve yeniçerideki disiplinsizlik, devlet ricalinde Türk’ten gayrisine yüksek mevki makam verilmesi, Türklüğün düşmanlarının önemli yerlere sızmaları nedenleriyle üst üste gelen aksaklıklar yüzünden düzenin sarsılması; sosyal ve siyasal gelişmelerdeki yeniliklerin umursanmazlığı ve hatta “günahtır!” anlayışıyla yeni gelişmelere ayak uydurulamaması, karşı çıkılması yüzünden maruz kalınan çalkantılar esnasında Trablusgarp’ın ardından Balkanlar’da da  güç ve toprak kayıpları oluştu.. Bu meyanda, Avrupa’da sanayinin gelişmesi, endüstri ürünlerine yeni yeni pazar arayışları, sömürge alanlarıyla ilgili anlaşmazlıkların oluşturduğu gruplaşmalarla Avrupa’nın göbeğinde baş gösteren çatışmalara kıvılcım oluşturan olay, Avusturya Veliahdının bir sırplı tarafından (28 Haziran1914’te) öldürülmesi sonucu oluşan Birinci Dünya Savaşı yangınından korunmaya çalışılırken, bir yandan da (Enver Paşa ve maceraperest fikirdaşı birkaç arkadaşınca) Balkanlar’da kaybedilen o yerlerin yeniden elde edilmesi arzusu da depreşiyordu.. İçine çekilmek istenilen Avrupalı Devler Savaşı’nda, o emperyalist haçlı batılılara tez elden tarafsız kalınacağı, savaşa girilmeyeceği belirtildiyse de (iki İngiliz zırhlısının önünden kaçarak Çanakkale’ye gelip Osmanlı’ya sığındığından) Osmanlı’nın satın aldığını söylediği ve Osmanlı bayrağını çektirdiği Goben (Yavuz) ve Breslav (Midilli) adlarındaki iki Alman muhribin (Enver Paşanın bilgisi dahilinde) Alman mürettebatıyla bir gece (28/29 Ekim1914) Karadeniz’e açılıp Rus kıyılarını, limanlarını topa tutması nedeniyle(!) 1914 yılında (Kasım 1914) fiilen yer almaya

 -29 EKİM ve CUMHURİYET; Türklüğün ve Türkiye Cumhuriyeti’mizin yarınlarını daima aydınlatan, ufkumuza ışık tutan sönmez bir meşalemizdir.

   Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin öneminin ve de devamlılığının ulviyetini dillendiren bu millî günlerimizin, o düşman işgalinden “Kurtuluş”umuzun ve yeniden “Kuruluş”umuzun yıldönümü bayramlarımızın coşkuyla kutlanılması, iyi anlaşılması ve dosdoğru sahip çıkılması gerektiğini belirten bu Cumhuriyet; aydınlıktır, kalkınmaktır, uygarlaşmaktır.. Demokrasinin, laikliğin, çağdaşlığın, uygarlığın teminatı ve “bilhassa kimsesizlerin kimsesi” olan bu güzel Cumhuriyet; özgürce yaşamaktır, huzur ve refahtır, ulusallığımızı ve ulusal tam bağımsızlığımızı ebedi kılmaktır. Vatanseverlik, dürüstçe millî olmaktır, dünün o işgal ve sevr paylaşımcısı o haçlı emperyalizme ve o emperyalizmin şer oyunlarına, 15 Temmuz bop hain eyleminde görüldüğü gibi o hain Truva atlarına karşı daima onurluca karşı durmaktır..  

   Ecdadımızdan yadigar kalan, Büyük Atatürk’ün Önderliğiyle o düşman işgaline karşı yapılan Millî Mücadele’yle yeniden özgürlüğüne kavuşturulan bu kutsal vatanımızı, Cumhuriyet’imizi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizi, dahili ve harici düşmanlara karşı daima onurluca savunmalıyız. Dünkü düşman işgaline ve mezalimlerine karşı yeniden ulusal bekamızın temini için Millî Mücadele azmimizi Çanakkale Anafartalar’da da ışıldatan yüce Başkomutan Ulusal Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ümüzün önderliğiyle coşup şahlanan şanlı şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin kutsal emaneti bu güzel vatanımızı daima onurluca korumalıyız ve her daim dürüst azimli gayretlerle yüceltmeliyiz. 

   29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mız yurdumuz ve ulusumuz için ulvi bir bayramdır.. Tekrar tekrar Kutlu Olsun!  Bu büyük bayram, Ulusumuza ve tüm insanlığa huzur, mutluluk, barış  ve esenlikler getirsin.

     “Yaşasın Vatan, Yaşasın Millet, Yaşasın Hürriyet!(N.K)         

     Her daim coşkuyla haykıralım: Yaşasın Cumhuriyet.

 

                                                                       Kemal KOÇÖZ (Eğitimci)

                                                                       ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği)

                                                                       Karasu Şubesi Kurucu eski Başkanı

KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor820
  • 2Fenerbahçe920
  • 3Galatasaray917
  • 4Gaziantep FK914
  • 5Fatih Karagümrük913
  • 6Başakşehir FK913
  • 7Beşiktaş813
  • 8Konyaspor812
  • 9Çaykur Rizespor812
  • 10Kasımpaşa912
  • 11Hatayspor712
  • 12Trabzonspor1012
  • 13Göztepe811
  • 14Yeni Malatyaspor811
  • 15Sivasspor89
  • 16Antalyaspor99
  • 17BB Erzurumspor88
  • 18Kayserispor87
  • 19Gençlerbirliği85
  • 20Denizlispor85
  • 21MKE Ankaragücü82
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
CHP Adapazarı örgütü İlçe Binasında bayramlaştı
E-Bülten Kayıt
BİYOGRAFİ
Kemal Kılıçdaroğlu
Kemal Kılıçdaroğlu
RÖPORTAJLAR
Kılıçdaroğlu: Erdoğan bir daha seçilemeyecek
Kılıçdaroğlu: Erdoğan bir daha seçilemeyecek
ARŞİV ARAMA