GÜNCEL
Giriş Tarihi : 20-03-2021 18:31   Güncelleme : 20-03-2021 18:31

İstanbul Sözleşmesi’nden Asla vazgeçemeyiz

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla 2011 yılında TBMM'de onaylanan İstanbul Sözleşmesi, Cumhurbaşkanı Kararnamesi'yle fesh edildi.

İstanbul Sözleşmesi’nden Asla vazgeçemeyiz

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden ayrıldı. Bu karara tepki gösteren, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri ve Sakarya Kadın Platformu ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına birçok kadın katıldı.  Kadınlar "Haklarımızı ve özgürlüğümüzü mücadele ederek kazandık, vazgeçmeyeceğiz" dediler.

 

Adapazarı Gar Meydanı'nda bir araya gelen kadınlar, 'Yaşasın kadın dayanışması, kadın cinayetlerini durduracağız' diyerek slogan attı.

 

İlk olarak Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri adına Dilek Samsun konuştu. İstanbul Sözleşmesi'nin kadınlar için hayati önem taşıdığını söyleyen Samsun, "İstanbul Sözleşmesi kadına karşı yönelmiş her türlü şiddeti önlemeyi, şiddete maruz kalmış kadınlara yönelik etkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin yürütülmesini ve mevcut şiddetin ortadan kaldırılmasıni amaçlayan çerçeve bir sözleşmedir.

Kadına karşı şiddetin ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül politikalar üretmeyi ve devletin bu politikaları etkin yürütmesini ve uygulamasını amaçlar. 2008 yılından beri bu güne kadar bu ülkede kaç kadın öldürüldü? 3433 Kadın! 3433 Kadın sadece ve sadece boşanmak istediği için, çalışmak istediği için, okumak istediğı ya da evlenmek istemediği yani kendi hayatında dair kendi kararlarını almak istediği için bir erkek tarafından öldürüldü. Sayısını belirleyemediğimiz kadar çok kadın arkadaşımız her turlu şiddet ve tacize maruz kaldı. Bu süreçte kadın cinayetlerinde azalmanın görüldüğü tek yılın 2011 yılı olması tesadüf değildir.

2011 yılında etkin politikalar uygulanarak kadın cinayetlerinin önüne geçilebileceğini ve kadına yönelik şiddetin durdurulabileceğini gördük. Bundan sonraki senelerde de İstanbul sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun etkin uygulansaydı kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin azalabileceğini biliyoruz" dedi.

 

"SAMSUN; CİNAYETLERİ DURDURACAĞIZ"

 

Sözlerine devam eden Samsun; "Biz Kadın Platformu Kadın Meclisleri olarak yıllardır hastane ve adliye koridorlarında, üniversitelerde, iş yerlerinde, meydanlarda yani hayatın her alanında İstanbul Sözleşmesinin uygulanması için, haklarımız için yan yana mücadele ediyoruz. Siz milyonlarca kadını yok sayamazsınız, milyonlarca kadını evlere kapatamaz, sokaklardan ve meydanlardan silemezsiniz. Milyonlarca kadını susturamazsınız! Biz dünyanın yarısıyız. Kadınları korumakla mükellef olan devlet yetkilileri dün gece İstanbul sözleşmesini fesih kararı aldı. Sözleşmenin hazırlanma dâhil olan kadınlar olarak biz sözleşmenin fesih kararını kabul etmiyoruz. Kararı geri çek sözleşmeyi uygula. Bu ülkenin tüm kadınları adına; Cinayetleri Durduracağız" diye konuştu.

 

"DEVLET KADINA ŞİDDETSİZ YAŞAM HAKKINI TANIMADI"

 

Sakarya Kadın Platformu sözcüsü Yasemin Hacıeyüpoğlu, son zamanlarda kadın cinayetlerinin artışına dikkat çekti. "Devlet kadın şiddetsiz yaşam hakkını tanımadı diyen Hacıeyüpoğlu; "Kadın cinayeti olmadan, şiddete maruz kalmadan geçirdiğimiz tek bir gün bile yok! Bu cinayetleri ve şiddeti önlemek, katilleri cezasız bırakmamak için çaba gösterilmesini beklerken, bu gece Resmi Gazetede yayınlanan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı, kadınların hayatına bir karabasan gibi indi. İktidar, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ile kadınları her türlü şiddete karşı korumaktan vazgeçtiğini ilan etti. Bu çekilme ilanının kadın katillerini, tacizcileri, tecavüzcüleri daha da cesaretlendireceği açıktır.Ülke tarihinde ilk defa hem de “imza törenine ev sahipliği yapmaktan ve ilk imzacısı olmaktan gurur duyulduğu” açıklanan bir insan hakları sözleşmesinden imza çekilmiştir. Bu çekilme kararı Anayasa’ya ve uluslararası insan hakları hukukuna aykırıdır. Karar, Anayasa’nın başlangıç ilkelerinin, değiştirilemez hükümlerinin ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin düzenlemelerin ihlalidir. Anayasa’nın 14. Maddesine göre, insan haklarına aykırı faaliyetlerde bulunmak devletin yetkisini açıkça kötüye kullanımıdır.

 

Hacıeyüpoğlu; "Biz kadınlar olarak istediğimiz ve arzuladığımız yaşamı kurmak için savaşmaya devam edeceğiz. Mücadele eşiğini aştığımızı düşünüyor ve bu savaşı evde, işyerinde, sokakta yaşamımızı tehlikeye sokan her düşünceyle, her ideolojiyle, her anlayışla, her türlü şiddete karşı savaş vereceğimizi bir kez daha söylüyoruz. Ve bütün kadınları bir araya gelmeye, iktidarı ise İstanbul Sözleşmesini iptal etmek yerine gerekeni yerine getirmeye çağırıyoruz" diyerek sözlerini sonlandırdı.

AŞKIN OKTAY