EKONOMİ
Giriş Tarihi : 28-02-2021 15:22   Güncelleme : 28-02-2021 15:22

İktidar krizi gizlemek için için GDO'ya sığındı!

Tarım Bakanlığı’nın açıkladığı karar ile artan maliyetleri düşürebilmek için toplam bir GDO’lu mısır çeşidi ile dört GDO’lu soya ürününün yemlerde kullanılabilmesine onay verdi.

İktidar krizi gizlemek için için GDO'ya sığındı!

Hükümet gıda sanayicisinin salgın nedeniyle artan maliyetlerini düşürmek için çareyi genetiği değiştirilmiş (GDO) ürünlere hız kesmeden onay vermekte buldu.

Cumhuriyet Gazetesi'nden Mustafa Çakır'ın haberine göre; 10 yıl önce GDO’lu beş mısır çeşidinin yemlerde kullanılabilmesine verilen izin süresinin dolmasının hemen ardından vakit geçirilmeden, bir mısır ile dört soya çeşidine 10 yıl süreyle kapılar açıldı.

GDO’lu ürünlere ilişkin izin ilk kez 2011 yılında Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Derneği İktisadi İşletmesi, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği İktisadi İşletmesi (BESD-BİR) ve Yumurta Üreticileri Merkez Birliği’nin (YUM-BİR) başvurusu üzerine beş mısır çeşidine yönelik çıkarılmıştı.

Bu kararların 10 yıllık süreleri doldu ve yürürlükten kaldırıldı. Ancak hükümet GDO’lu ürünlerden vazgeçmek yerine hızla yeni kararlar aldı. 

Tarım Bakanlığı’nın açıkladığı “biyogüvenlik” kararlarına göre Biyogüvenlik Kurulu toplam bir GDO’lu mısır çeşidi ile dört GDO’lu soya ürününün yemlerde kullanılabilmesine onay verdi. BESD-BİR’den gelen talep üzerine alınan bu yeni kararlar da 10 yıl süresince geçerli olacak. Bu süre içerisinde genetiği değiştirilmiş mısır ile soya çeşitleri ithal edilecek. İthal edilen bu ürünler sadece hayvan yemlerinde, yem ya da yem hammaddesi olarak kullanılacak.

GDO LOBİSİ DEVREDE

Kararlar, 2010 yılında kabul edilen Biyogüvenlik Yasası ile yönetmeliklere dayandırıldı. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, 23 Ocak’ta da benzer bir durumun yaşandığına işaret ederek şunları söyledi:

“Mısır ve soyada dışa bağımlıyız. GDO lobisi devrede. İzin verilmeyebilirdi. 2010 yılında çıkan Biyogüvenlik Yasası ile kurulan Biyogüvenlik Kurulu vardı. 2018 yılında kurul, bakanlığa bağlandı. Bakanlıkta hangi bürokrat, uzman bu kararı veriyor belirsiz. Belli derneklerin başvurusu üzerine hız kesmeden yeni onaylar çıkıyor. Bu çözüm değil. Çözüm doğal beslenmede.”

GDO’lu ürünlerin ağırlıklı olarak tavuk yeminde kullanıldığını hatırlatan Suiçmez, “Doğal beslenme için yem alanlarımızın artırılması gerekiyor. Mısırda yüzde 70, soyada yüzde 5 kendimize yetebiliyoruz. Yani mısırda yüzde 30, soyada yüzde 95 dışa bağımlıyız. Hayvanların beslendiği yaylaların imara açılması da önemli bir tezattır. Yaylalara ihtiyacımız var. Ancak yaylaları ortadan kaldıran kararlar alınıyor” diye konuştu.