GÜNCEL
Giriş Tarihi : 19-10-2020 20:47   Güncelleme : 19-10-2020 20:47

Erdoğan'dan itiraf: İstediğimiz başarıya ulaşamadık

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi açılış töreninde açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'dan itiraf: İstediğimiz başarıya ulaşamadık

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi açılış töreninde açıklamalarda bulundu.

TÜRGEV'in eğitimde bir marka olduğunu iddia eden Erdoğan, "Kendimi biraz mahzun hissediyorum. 18 yılda her alanda tarihi eserlere ve hizmetlere imza attığımızı, eğitim-öğretimde-kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde;

Bu güzel günde heyecanımıza ortak olan Katarlı kardeşlerime vekaleten dostumuza şükranlarımı sunuyorum. TÜRGEV okul öncesinden üniversiteye, yurttan bursa kadar, yurtdışına kadar hizmetleriyle eğitim-öğretim alanında ülkemizde en önemli marka olmuş, böyle bir duruma gelmiştir. Bu hizmetlerin ifasına destek olan her hayır sahibinin ortaya çıkan manevi hasıladan istifade edeceğine inanıyorum.

Öğrencilerimizin derslerinde ve ders dışı faaliyetlerinde ihtiyaç duyacağı tüm imkanları içinde barındıran bu külliyemiz örnek bir eser olarak vücuda getirilmiştir.

Nitelikli eğitim öğretim kadrosuyla lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin sosyal bilimler alanında ülkemize yeni bir kapı açacaklar.

Birkaç yıl içinde üniversitemizin içi dışı tüm çevre yemyeşil ağaçlık bir alana gelecektir.

Üniversitemizin gelişip büyümesine katkı yapan herkese teşekkür ediyorum.
Tüm işçi kardeşlerime varıncaya kadar herkese teşekkür ediyorum.

İbn-i Haldun, tarihçiliği, siyaset bilimciliği, devlet adamlığı, filozofluğu yanında dünyada sosyoloji ilminin kurucusu olarak kabul edilir.

Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek için çıkılan yolun, en çarpığından bir batı taklitçiliğine dönüşmüş olması Cumhuriyetimizin en büyük kaybıdır.

Bu arayışı sürdürmeye çalışan dava insanları çıkmıştır. Ancak bunların sesi ve üretimi devlet gücünü de arkasına alan kayıtsız şartsız batıcılığı savunan zihniyetin faşist dayatmaları karşısında yetersiz kalmıştır.

Türkiye’nin tekrar kendine güvenini kazandığı son dönem, bu tür tartışmaların, gayretlerin daha adil şekilde yürümesine de imkan vermiştir.

Buradaki tüm misafirler hükümet olmakla muktedir olmak, muktedir olmakla iktidar olmak arasındaki farkı inanıyorum ki gayet iyi biliyor.

Toplumun tamamına, oradan da insanlığa uzanan fikri iktidar yolu zor ve zahmetli bir süreçtir.

Bu konuda kendimi biraz mahzun hissediyorum. 18 yılda her alanda tarihi eserlere ve hizmetlere imza attığımızı, eğitim-öğretimde-kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum.

Keyfiyet üzerindeki süreci hızlandırmamız gerekiyor. Eğitim-öğretim görüyorlar ama çoğu alanda yetişmiş insan gücüne sahip değiliz.

Genç bir nüfusa sahibiz, hamdolsun. Fakat medeniyet tasarrufumuz hayata geçiremiyoruz.

Medyamız en modern altyapıya sahip ama bizim sesimizi nefesimizi yansıtmıyor. En haklı olduğumuz konularda bile kendimizi dünyaya anlatamıyoruz.

İşte bunun için de fikri iktidarımızı hâlâ tesis edemediğimiz kanaatindeyim.

Geçmiş ve mevcut tüm medeniyetlerin birikimini kullanarak hepsinin ötesine geçme kararlılığında olmamız gerekiyor.

Tek vazgeçilmezimiz inancımızın naslarıdır. Onun dışındaki her şeyi yeniden üretmek mümkündür.

Ne insanlığın milletimizin ve inancımızın binlerce yıllık birikimine sırtımızı döneceğiz ne de modern dünyanın sunduğu imkanları reddedeceğiz. Her ikisini değerlendirerek inancımızın mutlak hakikatlerinden aldığımız güçle çok daha büyük hedefler peşinde koşacağız.