EKONOMİ
Giriş Tarihi : 16-12-2020 11:46   Güncelleme : 16-12-2020 11:46

BAŞKAN KELEŞ, AYÇİÇEĞİNDEKİ FİYAT ARTIŞINI ELEŞTİRDİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş, yazılı bir açıklama yaparak, 65 liradan satılan ayçiçek yağındaki fiyat artışını eleştirdi.

BAŞKAN KELEŞ, AYÇİÇEĞİNDEKİ FİYAT ARTIŞINI ELEŞTİRDİ

Dünya’nın en çok ayçiçek yağı kullanan ülkelerinden olan Türkiye’de son dönemde düşün üretim ve artan girdi maliyetleri, ayçiçeğine yansıdı. Aileler tarafından tercih edilen, 5 litrelik ayçiçek yağının fiyatı 60 liranın üzerine çıktı. Konuyla ilgili CHP Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş, bir açıklama yaparak fiyat artışını ve hükümeti eleştirdi.

“AYÇİÇEK YAĞINI VATANDAŞINA 65 LİRAYA SATAN ÜLKE OLDUK”

Ayçiçek yağının fiyatına tepki gösteren Başkan Keleş, “Türkiye Cumhuriyeti, tarım konusunda belki de tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor. Bugün 3 Trakya büyüklüğünde tarım alanını ekilmeyen ülkemizde, vergiler, faturalar gibi girdilerle çiftçi ve işletmeciye ‘Ekme, yetiştirme, işleme’ deniyor. Bunun etkisini belirgin olarak ayçiçek yağında görmek mümkün. Yurttaşımız ayçiçek yağını sofrasının her aşamasında, işletmecimiz ise üretiminin her noktasında kullanıyor. Daha düne, 20 lira olan sofralık ayçiçek yağı, bugün 60 liradan, 65 liradan satılıyor. Yağlarına alarm takan marketler var. Dünya’nın en önde gelen tarım ülkelerinden biri olmamız gerekirken, ayçiçek yağını vatandaşına 65 liraya satan ülke olduk” dedi.

“ARTIK ÜRETMİYORUZ, TÜKETİYORUZ”

Ülke genelinde üretimin değil, tüketimin benimsendiğini vurgulayan Keleş, “AK Parti Hükümetinin tüketim toplumu anlayışı sebebiyle, ülkemiz ayçiçeği ihtiyacını karşılayacak kadar üretim yapmıyor. İçler acısı bu durum, bugün patateste, şeker pancarında kısacası tarım sanayisinin önemli hammaddelerinde geçerli. Bakınız, yıllardır savaş durumunda yok olmanın eşiğine gelen Suriye’den patates ihraç ediyoruz. En önemli değerlerimizden biri olan, ‘Kendi kendine yetebilen ülke’ unvanımızı kaybettik. Artık üretmiyoruz, tüketiyoruz. Çiftçinin girdileri, fabrikaların girdileri üretimin azalmasındaki en büyük etkenler. Çiftçisi üretmeyen, fabrikası işlemeyen bir ülkenin geleceği tehlike altındadır ve bunun tek suçlusu da onlarca yıldır çiftçisini, yurttaşını görmezden gelen hükümettir. Çitçinin girdilerini düşürmeden, yakıtından vergiyi, tohumundan ithalatı kaldırmadan bu işin altından kalkmak mümkün değil” ifadelerini kullandı.