GÜNCEL
Giriş Tarihi : 17-09-2020 13:50   Güncelleme : 17-09-2020 14:23

“16 ve 17 Eylül'de yaşadığımız acı bizlerden 3 yiğidi alırken 3 öğüdü bırakmıştır:

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Demokrasi Şehitlerimiz Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’yu anma mesajı yayınladı.

“16 ve 17 Eylül'de yaşadığımız acı bizlerden 3 yiğidi alırken 3 öğüdü bırakmıştır:

“16 ve 17 Eylül'de yaşadığımız acı bizlerden 3 yiğidi alırken 3 öğüdü bırakmıştır: 

Bedenler fani, fikirler bakidir; fikirlere yaslanın. Demokrasiye inanın. Adaletin terazisini bozmayın.”


(DP Basın Merkezi – 17 Eylül 2020) Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Demokrasi Şehitlerimiz Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’yu anma mesajı yayınladı.

Demokrasi şehitlerimiz olan Başvekilimiz Adnan Menderes, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan’ın idam edilerek şehit edilişlerinin 59.yıldönümü dolayısıyla bugün Topkapı’daki Anıt Mezarda düzenlenecek olan törene katılmak üzere İstanbul’a giden Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, buradan bir mesaj verdi.

Genel Başkan Uysal, yaşanan derin acının milletimizden 3 yiğidi alırken, geride hiç unutmamamız gereken 3 öğüt bıraktığını söyledi. Uysal, şunları kaydetti:

“Türk Milleti'ne savaş açmanın, 
bu milletin bükülmez iradesi ve imanı karşısında anlamsız olduğunu öğrendiler”

Türkiye'de yalnız siyasal manada değil sosyal ve ekonomik manada da, Milli Mücadele, Kurtuluş ve Kuruluş Dönemi sonrası sahih bir "Şahlanış Dönemi" olan Demokrat Parti dönemi, 27 Mayıs'ta, kökü besbelli dışarda bir çetenin örgütlü saldırısına maruz kalmıştır.

27 Mayıs, özü itibariyle yalnız bir siyasi kadroyu ve fikri değil, Milletimizin Tanzimatla başlayan "demokratikleşme" çabalarının nihayet başarıya ulaşması sonrası, bunun müsebbibi olarak iradenin sahibi koca bir milleti hedef almıştı.

“Milleti temsilen 3 yiğidi idam ettiler”

Henüz çok kısa bir süre önce Türk Milleti'ne savaş açmanın, bu milletin bükülmez iradesi ve imanı karşısında anlamsız olduğunu yüksek bir maliyetle öğrenen mahfiller, yeni bir "harp" yöntemi olarak darbeyi tercih etmişler, kinlerini dindirmek içinse o bükülmez iradenin temsiline nail olmuş Hürriyetçi Demokratları yargılamayı seçmişlerdi. İktidara darbe ile sahip olmak, kurmaca mahkemeler, asılsız suçlamalarla yargılamak, türlü rezilliklerle onurlarını incitmek yetmemiş olacak ki milleti temsilen 3 yiğidi idam ettiler.

Dahası bunu yaparken, killetin iradesinin bir tezahürü olarak Demokratları darağacına gönderirken milleti korumakla mükellef silahlı kuvvetleri de "araç" etmişlerdi.

Hülasa 27 Mayıs, bu toprakların fethinden, bu coğrafyadaki gönüllerin fethinden mütevellit bu millete hasetle bakan, şanlı Kurtuluş Savaşımızla bu toprakların savaşarak kendilerine diyar olmayacağını bir kez daha anlayan kim varsa onların, toplaşıp, teşkilatlanıp, bir de içerinden ihanete namzet zat aparıp ortaya koydukları bir savaştır.

Bu savaşın şehitleri ise Başbakanımız Adnan Menderes, Bakanlarımız Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'dur.

1946'da "tek adam"lığa karşı başlattıkları mücadele 1950 seçimleri ile Milletin refahına, Memleketin her manada felahına yöneldi. Nitekim verdikleri mücadelede, tüm kadroları ile birlikte yaptıkları liderlikle "şehitlerimiz" galip geldi.

“Bugün bizler için büyük bir utancın yıldönümüdür”

Milletin asla kendilerine iktidar tevdi etmeyeceğini bilen ama iktidar hülyası ile yanıp tutuşanların, Millete düşmanlık eden ancak karşısına çıkmaya cesaret edemeyenlerle bir giriştiği bu hain darbe nihayetinde, bir yılı aşkın süren hukuksuz yargılamalar ve suçlamalar 16 ve 17 Eylül günü, bizlere ebedi matem yaşatacak bir sonuca sebebiyet verdi.

Dün ve bugün, bizler için, biz hürriyetçi demokratlar için büyük bir acının, insanlık tarihi ve ülkemiz için de büyük bir utancın yıldönümüdür.

Ülkemiz için seçilmiş bir başbakanını ve bakanlarını idam etmiş olmanın yanında daha da vahim olarak bu derin planın görülememiş olması büyük bir utanca sebeptir.

Milletimiz, seçtiği iktidarı, kendisini temsil eden kadroları, kendileri için ömrünü vakfetmiş olanları "sabık" ilan edenlerin bunu kadim bir düşmanlıkla yaptığını maalesef oldukça geç görmüştür.

Neticesinde o abide isimleri yüreğine gömmüş, hatıralarına sahip çıkmış ödemeyi göze alarak hizmet eden, şehadete yürüyen başbakanımız Ali Adnan Menderes’i, kıymetli bakanları Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’yu, 15 Temmuz gecesi meydanlarda ve görevinin başında şehadete yürüyen kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum.  Ruhları şad olsun, Allah bizleri, milletimizi, devletimizi böylesine acı ve onlar sayesinde tanış oldukları demokrasiye inanmışlardır.

16 ve 17 Eylül'de yaşadığımız acı bizlerden 3 yiğidi alırken 3 öğüdü bırakmıştır:
- Bedenler fani, fikirler bakidir; fikirlere yaslanın.
- Demokrasiye inanın.
- Adaletin terazisini bozmayın.

Bu duygu ve düşüncelerle, içimizdeki acı ve mücadelemiz konusunda kararlılıkla milleti için bedel ödemeyi göze alarak hizmet eden, şehadete yürüyen başbakanımız Ali Adnan Menderes’i, kıymetli bakanları Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’yu, 15 Temmuz gecesi meydanlarda ve görevinin başında şehadete yürüyen kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum.

Ruhları şad olsun, Allah bizleri, milletimizi, devletimizi böylesine acı günlerden, yenilerinden korusun.”