Advert
Abdullah Köksal
Abdullah Köksal
Giriş Tarihi : 02-03-2020 20:53

İDLİB SAVAŞI

“Büyük göç olur” bahanesi ile İdlib’de savaşa giriyorsak, 4 milyona yakın Suriyelinin gelişine neden izin verdik? İktidar, tabanını bir arada tutmak için savaş ve milliyetçilik taktiğine başvurarak radikal terör örgütlerini korumaya mı aldı? Anlaşmalara rağmen, başta ÖSO olmak üzere İdlib’deki dinci örgütlerden bazılarının, Müslüman Kardeşler türevlerinden oluşan Ulusal Uzlaşı Hükümeti’ni (UUH) desteklemek amacı ile Libya’ya gönderilmesi anlamlı ve düşündürücü değil mi?


Suriye iç savaşı devam ederken, rejime muhalif unsurlara karşı Suriye’nin desteklenmesi amacı ile, Rusya Suriye’ye davet edildi. Batı ülkeleri Suriye’de, IŞİD ve diğer radikal unsurlarla savaşmak için koalisyon oluşturdu. PKK, PYD, YPG, ABD’nin yardım ve desteği ile koruma altına alındı.


PKK, PYD, YPG, IŞİD ve diğer radikal terör örgütleri ile savaşarak, Güney sınırımız boyunca, Fırat’ın doğusundaki Suriye toprakları üzerinde bir güvenlik koridoru oluşturup bu bölgede Özerk Kürt Devletinin kurulmasını önlemek amacı ile, Türk ordusu meşru hakkını kullanarak Suriye topraklarına girdi. Fırat Kalkanı, Zeytin dalı harekatı ve Barış Pınarı Harekatı bunun için yapıldı.Türkiye, Fıratın batısında ve doğusunda PKK, PYD ve YPG unsurlarına karşı verdiği mücadelede başarılı oldu. Ama, emperyal güçlerin oyunu ile sonuca ulaşılamadı. Başka bir ifade ile, Fıratın Doğusundan Irak sınırına kadar olan bölgenin tamamından PKK, PYD ve YPG teröristleri temizlenemedi. Savaş süreci içinde İdlib’e toplanmış olan radikal unsurların temizlenmesi için kararlı olan Rusya’ya ve Suriye’ye karşı savaş planları yapmak beyhudedir. Çünkü, Rusya’nın izni olmadığı için hava gücümüzü kullanma olanağımız yok. İdlib’de korunmaya çalışılan kafa kesici unsurlar, müslümanlıkla alakası olmayan katil sürüleridir. Türk halkı, bunları ne Suriye sınırında ne de ülkemizde görmek istemiyor. Hiç vakit kaybetmadan Esad’la anlaşıp kuvvetlerimizin Fıratın doğusuna çekilmesini sağlayarak Suriye’nin bu bölgesindeki topraklarından ırkçı ve dinci terör gruplarının yok edilmesi sağlanmalıdır. Bize ne ABD ne de Rusya engel olamaz. Çünkü, biz petrolün peşinde değiliz. Biz, Suriye’de kaybedilen Osmanlı topraklarının peşinde de değiliz. Biz, sınırlarımızı korumanın ve güvenli bölge oluşturmanın peşindeyiz. Biz, Güney sınırımızdaki Suriye toprakları üzerinde Özerk Kürt Devleti’nin kurulmasını önlemenin peşindeyiz.Türk halkı Güney sınırımızda ne PKK’lılarla ne de radikal unsurlarla komşu olmak istemiyor.
Suriye sorunu barışla değil, savaşla çözümlenecekse, Esad’la anlaşıp Barış Pınarı harekatını tamamlamalıyız. Ben barışla çözümden yanayım.


Abdullah Köksal
Em. Eğitim Uzmanı
Eski İlköğretim Müfettişi

@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
CHP Adapazarı örgütü İlçe Binasında bayramlaştı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA